Tam Eşleşen İngilizce - Türkçe Sonuçlar

y (sonek) olan, -li; gösteren, ufak.

Kelime İçinde Geçen İngilizce - Türkçe Sonuçlar

y,y i. İngiliz alfabesinin 25. harfi;Y şeklinde şey;cebirde bilinmeyen(y) işareti; ordinat; kim. itriyum'un simgesi.
y-clept, y-cleppd bak. clepe.; s., (eski) adlı, isminde, denilen.
y. kıs. Young Men's (Women's) Christian Association.
y. kıs. yard, year, yellow, yen.
y.m.c.a. kıs. Young Men's Christian Association.
y.m.h.a. kıs. Young Men's Hebrew Association.
y.w.c.a kıs. Young Women's Chrıstian Association.
y.w.h.a. kıs. Young Women's Hebrew Association.
yacht i., f. yat, gezinti gemisi;f. yat ile gezintiye çıkmak veya yarış etmek. yacth clup yat kulübü. yacth race yat yarışı. yacthing i. yatçılık, yat kullanma.
yachtsman i. (çoğ. -men) yat sahibi veya yat kullanan kimse. yacthmanship i. yatçılık.
yackety-yak i., f. (-ked, -king) (argo) gevezelik, boş laf; f. gevezelik etmek.
yah (ünlem) k.dili. evet.
yahoo i. hayvan gibi insan, insan azmanı.
yahweh i., İbr. Yehova.
yak i. Tibet yöresine özgü yaban sığırı, yak, zool. Bos grunniens.

Kelime İçinde Geçen Türkçe - İngilizce Sonuçlar

ya . yes. o!. oh!. hi!. you see!. or. what. about.
yaba pitchfork.
yaban mersini bilberry.
yabancı alien. exotic. foreign. outlandish. peregrine. strange. tramontane. unfamiliar. unknown. alien. foreigner. gook. gringo. outsider. stranger. unknown. xeno.
yabancılaştırmak alienate. estrange. to estrange. to alienate.
yabancılık strangeness.
yabani ot weed.
yabanıl wild. untamed. undomesticated. primitive / savage / wild / uncivilized (person.
yağ adipose. fat. grease. oil. slush.
yağcı buttery. greasy. gushing. gushy. obsequious. oily. oleaginous. reptilian. silky. sleek. soapy. toady. apple polisher. crawler. deadhead. flatterer. greaser. lickspittle. loader. reptilian. slime. suck. sucker.
yağcılık blandishment. blarney. butter. claptrap. greasiness. insinuation. obsequiousness. oiliness. soapiness. sycophancy. taffy. toadeating. toadyism.
yağdanlık grease cup. lubricator. nipple. oilcan. oilcup. stuffing box.
yağdırmak hail down. flood. hail. heap up. hurl. pelt. pour. pour forth. pour out. rain. shower. volley. volley forth. volley out.
yadigar keepsake. remembrance.
yağlama anointment.
1